Anasayfa Makaleler BAŞKA TÜRLÜ BİR “İNCEPTİON/BAŞLANGIÇ” OKUMASI
BAŞKA TÜRLÜ BİR “İNCEPTİON/BAŞLANGIÇ” OKUMASI e-Posta

mail BAŞKA TÜRLÜ BİR “İNCEPTİON/BAŞLANGIÇ” OKUMASI/ Ayşen Meşe

 

Mesnevi’de geçen “anne karnındaki ikizler” hikâyesini bilirsiniz: Henüz doğmamış ikizlerden biri ‘doğum sonrası bir hayat’ın varlığını sorgulamaya başlar. “Belki” der, “belki buradan daha aydınlık bir yer vardır, belki uçacağız, belki ağzımızla şahane yemekler tadacağız” ve fakat bir türlü ikna edemez kardeşini bulunduğu yer dışında bir ‘dünya‘ olduğuna.
Sınırları bazen bizzat kendimiz var ederiz. Hadiseleri zihnimizdeki kalıplar ve yalnız belli değişkenlerle kavramaya çalıştığımızdan, küçük detaylara takılıp kalır, resmin tamamını göremeyiz.
 

İnception/Başlangıç, daha ilk sekanslardan itibaren insanı içine çeken bir hikâye ve kurgu: birisinin rüyasına girmek. Ve tabii görsellik.  Paris eğilip bükülüp bir küp haline dönüştürülüyorken, yahut ilk rüya deneyiminde Ariadne yürüdüğü yolun bir kaç adım sonrasını ‘kuruyorken‘ gönlünce, mest oluyorsunuz ekran karşısında, mantıkmış tutarlılıkmış filan hikaye.(filmden çıktıktan sonra ancak, o görsellikten sıyrılınca, “madem rüya, çok daha cin fikirler olabilirdi” diyor insan, “biraz daha kafa yorulabilirmiş rüyadaki detaylara”)
Kahramanlarımız Fransızların “Minik Serçe”si Edith Piaf’ın şarkılarıyla uyuyorken mışıl mışıl, – alt seviyede başka âlemlerdeki farklı hayatlarından habersiz- bir Hadis-i Şerif zihnimde dolaşıp duruyor: “İnsanlar uykudadır, öldükleri zaman uyanırlar”.
Değil mi ki rüyada her şey gerçek gibidir. Ve fakat uyandığınızda hepsini geride bırakmış olursunuz, içinde bulunduğunuz sıkıntıları, düşmanlarınızı. Ve tabii oradaki mevkiinizi, sahip olduğunuz ayrıcalıkları da – oysa rüyada her şey kendi içinde onca tutarlı iken-.
 
 
İnsanın hayattaki en büyük yanılgısı, yaşadığımız bu alemi gerçek hayatı olarak algılamasıdır, ebedi hayatını burada yaptıklarıyla kurduğundan bihaber.
 
Bunu, içinde bulunduğumuz dünya ‘değişken’leriyle anlamamız hiç kolay değil ve fakat uyarıyor Birisi bizi: “Dedi ki: Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?”, “Dediler: ‘Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor.”  
 

Bizlere bütün bunları ve çok daha fazlasını düşündüren filmin, hemen her filminde bize “Gerçek olan nedir?”i sorgulatan yönetmeni de İslami referanslara başvurmuş, tasavvufta rüya metaforunu araştırmış mıdır acaba diye düşünürken, filmde daha derin bir uyku için gerekli olan uyuşturucuyu hazırlayan kimyagerin adı geliyor aklımıza: Yusuf. Nolan gibi en ince ayrıntıları bile düşünen bir yönetmenden bahsediyorsak tabii ki tesadüf olamaz bu ismi seçmesi de.
 
Belki bu doğrultuda yeniden ‘okumak‘ lazım hayatı, “büyük taşlar, küçük taşlar” sıralamamızı yeniden bir düşünmek.
 * * *
Morpheus: “-Hiç gerçek olduğundan emin olduğun bir rüya gördün mü Neo?”

 

Üye Girişi



Makale Arşivi


Duyuru

user11

Evrensel Gelişim / İnsan Kaynakları Departmanı faaliyetlerine aktif olarak başlamıştır. Bize iş ilanı gönderebilir veya iş başvurusunda bulunabilirsiniz. Bilgi için: ik@evrenselgelisim.org

Duyuru

user12Evrensel Gelişim Kurumsal Strateji Rehberi doğrultusunda dernek içi kurumsal eğitim ve seminerleri başlamıştır.

Duyuru

user10

Bilim ve Teknoloji Kulübü yeni dönem proje çalışmalarına ve eğitimlerine başlamıştır. Bu tempoya ayak uydurabilirim diyorsanız bekliyoruz.